Yükleniyor Lütfen Bekleyin...
[email protected] Tel: 0(364) 213 7639 - 0(364) 224 4291

Glokom Tedavileri

Glokom değişik tipleri olan optik sinirde ilerleyici hasarla,görme alanı kayıpları ve yüksek göz içi basıncı ile karakterize oldukça yaygın bir hastalıktır.Glokom zamanında tanınır ve tedavi edilirse görme kaybı engellenebilir.Birçok insan glokom hastalığına sahip olmakla bu durumu bilmemektedir.Glokom da temel risk faktörü yüksek göz içi basıncıdır.Göz içi basıncı, aköz hümör denilen göz içi sıvısının gözden atılımına çeşitli nedenlerle direnç gelişmesine bağlı olarak artar.Bu yüksek basınç zamanla optik sinirde hasara neden olur.

Hastalığın ilk başlangıcında herhangi bir belirti vermeyebilir, görme kaybı henüz gelişmemiştir ve ağrı da olmaz.Glokom hastalığı,belirgin bir bulgu vermediği için erken dönemlerinde ancak iyi bir göz muayenesi sonucu tanınabilir.

GLOKOMDA RİSK FAKTÖRLERİ:

  1. Ailede glokom öyküsü
  2. 40 yaş ve üstü
  3. Üveit hastalığı
  4. Geçirilmiş göz ameliyatları
  5. Diabet hastalığı
  6. Göz travmaları
  7. Uzun süreli kortizon tedavisi alan hastalar
  8. Migren
  9. Yüksek miyopi veya hipermetropi

Glokom hastalığının tedavisi göz içi basıncını düşürmeye yöneliktir.Bu amaçla çeşitli ilaçlar,lazer ve cerrahi yöntemler kullanılır. Kullanılan yöntemler göz içi basıncını düşürmek için aköz hümör (göz içi sıvısı ) yapısını azaltmaya yada göz içinden akışını arttırmaya yöneliktir.Göz içi basıncının arzu edilen bir seviyede tutulması optik sinirde meydana gelen hasarın ilerlemesini durdurur.Kullanılan ilaçlar yada yapılmış cerrahi zaman içerisinde göz içi basıncını kontrol edemeyebilir, bu durumda kullanılan tedavi yönteminin yada ilaçların değiştirilmesi yada yeni ilaçların eklenmesi gerekebilir.

Glokomun İlaç Tedavisi

Glokom damlaları genellikle günde bir ya da iki kez kullanılmaktadır. Fakat bazı ilaçların günde birkaç kez kullanılması da gerekebilmektedir. Bu ilaçlar genellikle hastaların çoğunda yan etki oluşturmaz. Fakat bazı damlalar, bazı kişilerde gözde yanma, batma, sızlama, kızarıklık, kuruluk gibi şikâyetlere sebep olabilmekte, bazı ilaçlar baş ağrısı, nefes darlığı ve başka yan etkiler oluşturabilmektedir. Bu yan etkiler oluştuğunda göz doktoru haberdar edilmeli ve doktor önerisiyle ilaçlar ya da dozları değiştirilmelidir.
Glokom genellikle belirti vermeyen, sinsi bir hastalık olduğu için bazı hastalar şikâyetleri olmayınca ilaçları kesebilmekte ya da unutabilmektedir. Glokom hayat boyu devam edecek bir hastalıktır. Dolayısıyla ilaçların göz içi basıncı kontrolü sağlandığı sürece, ömür boyu kullanılması gerekmektedir. Glokom hasarının önlenebilmesi için tedavinin düzenli uygulanması çok önemlidir.

Glokom'un Cerrahi Tedavisi

Glokom cerrahisinde amaç, gözün içindeki sıvının ön kamara açısından çıkışının kolaylaştırılmasıdır. Erişkinlerde değişik cerrahi yöntemler uygulanmasına karşın, en fazla uygulanan teknik trabekülektomi ameliyatıdır. Bu ameliyatta amaç aşırı miktarda birikmiş olan göz içi sıvısının drenajını (dışa çıkışını) kolaylaştıracak bir yol oluşturmaktır. Doğumsal glokomlarda ise trabekülektomi ameliyatı üçüncü seçenektir, ilk cerrahi teknikler ya gonyotomi ya da trabekülotomidir. Bu iki ameliyatta da amaç ön kamara açısında bulunan anormal dokunun kesilmesi ve göz içi sıvısının rahatlıkla drenajının sağlanmasıdır. Bu iki cerrahi yöntemle sonuç alınamazsa trabekülektomi ameliyatı uygulanmaktadır. Bu ameliyatlar yetersiz kalırsa implant cerrahisi dediğimiz göz içi sıvısını dışarıya taşıyan apereyler (Ahmed valv vs.) kullanılır . Bundan da sonuç alınamazsa göz içi sıvısının yapımını azaltan diod laser uygulaması yapılır.

Scroll to Top