Yükleniyor Lütfen Bekleyin...
[email protected] Tel: 0(364) 213 7639 - 0(364) 224 4291

Üveit Tedavileri

Üveit Nedir

Üvea sözcüğü yunancada üzüm anlamına gelen uva dan gelmekte ve esas olarak gözün kanlanmasını sağlayan iris , siliyer cisim ve koroid dokularını tanımlamakta ve bu dokuların iltahabınada üveit denilmektedir.Hastalıkların tedavisinin iyi yapılabilmesi için hastalığın sınıflandırılmasınında önemi büyüktür.Halen üveit olgularının nedeni bilinmeyenlerinin oranı %38.- %56 arasında değişmektedir .

Üveitin sınıflandırılması ( nedene göre )

1- idiopatik ( göze özgül )

2-enfeksiyoz kökenli ( mikrobik veya viral )

3-non enfeksiyoz kökenli ( sistemik hastalıkla ilişkili)

Üveit anotomik yerleşime göre sınıflandırılması

1-ön

2-orta

3-arka

4-pan üveit

Üveitin klinik gidişine göre sınıflandırılması

1-hiperakut

2-akut

3-kronik

Genelde görülme insidansı 11,40/100,000' dır. Olguların % 25 inde tekrarlayan ataklar izlenmiş ve kasım şubat ayları arasında daha sık görüldüğü bildirilmiştir.Orta arka panüveitli olgular arasında en sık neden toksoplasmozis, sarkoidos ve behçet hastalığı tespit edilmiştir .

Özelikle sipesifik testler olarak

1-tüberkülün deri testi

2-treponemal antibody (sifiliz ) testi

3-toxoplasmozis testi

4-HLA  doku tipi sistemik hastalık araştırması

5-radyolojik testler ( akciğer grafisi sakro-iliak grafisi, CT ve MR )


üveitlerde göze özgü tetkikler

1-fluorescein angiograply (ffa)

2-ultrasson ( göz )

3- optical coherrence (OCT )

4-biyobsi ( konjoktiva göz yaşı bezinden, ön kamara sıvısından ,vitreustan , retina ve koroid)


üveitte klinik belirtiler

1-görme keskinliğinde azalma

2-tekrarlayan kızarıkılk  (kırımızı göz)

3-göz bebeğinde küçülme

4-göz çevresinde ağrı

5-ışığa karşı hassasiyet

6-uçuşan cisimciklerin görülmesi  gibi bulgular hastalarda gözlemlenir .

Üveitlerde İlaç tedavisi Göz içi enflamatuar hastalıklar görme kaybı riski oldukça yüksek olan hastalıklardır geniş bir seride üveitli hastaların en az bir gözünde %22 oranında şiddetli görme azalması meydana gelmiştir bukadar yan etkisi yüksek olan hastalıkta uygulanacak tedavilerde özelbir önem kazanmaktadır . Üveitlerde çok keskin etkili ve çok parlak bir tedavi yöntemi henüz elimizde bulunmadığından hasta ile iyibir uyum sağlayıp uzun takiplerin ve tedavilerin gerekebileceği anlatılarak hastanın uyumlu davranması sağlanmaya çalışılmalıdır.Tedavi amacıyla kullanılan ilaçların başında;

1-Kortikosteroidler: topikal ( damla , oral tablet  ve sistemik ) verilmektedir.

Şiddetli olgularda subkonjoktival siteroid enjeksiyonlar yapılmaktadır .Kortikosteroid kullanımının en sık karşılaşılan yan etkileri yüzde ve vücuta ay dede yüzü kilo alınması,yag dağılımı ve akne oluşumu sayılabilir.Gözde oluşturduğu en sık yan etkilerinden biriside katarakt oluşumudur.Genellikle 1 yıllık streoid kullanımlarında katarkt gelişmesi olasılığı %6 ile %38 arasında değişmektedir.

2-nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar :Üveitlerde kullanımı her zaman sınırlı kalmıştır yan etkileri açısından steroidlere göre .ok daha az olsada üveit hastalarındaki etkinliği azdır.

3.Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar:Bu gurup ilaçlar antimetabolitler t-hücre inhibitörleri  ve alkilleyici ajanlar olarak sınıflandırılabilirler.Genelde bu ilaçlara başlamak için göz hastalığı

1-göz hastalığı çift taraflı ve aktif olmalıdır

2-görme seviyesi iyi gören gözde 0,5 den iyi olmamalıdır.

3-hasta kortikosstroid tedavisinden yararlanmamış veya tedaviyi tolere edememiş olmalıdır

4-hastanın immunspresif tedavi yapılmasına engel bir sistemik hastalığı olmamalıdır.

Bu ilaçlar;
SİKLOSPORİN A, AZATİOPİRİN, SİKLOFOSFAMİD, KLORAMBUSİL, METOTRAKSAT

4-antiviral ilaçlar :asiklovir , sidofavir, foskarnet,

Üveit Nedir

Gelişen tüm tedavilere rağmen üveitli hastalarda çok az bir kısmına cerrahi girişim uygulanmaktadır üveitli gözlerin tedaisinde katarat ve glokom operasyonları yanı sıra vitreretinal cerrahi uygulamaları yapılmaktadırÜveitlerde tüm ilaç ve cerrahi uygulamalar her hangibir sağlık kuruluşu ile değil direk göz hastalıkları uzman kuruluşlarına danışarak uygulanmalıdır.

Bir çok sistemi aynı anda birlikte etkiliyebilen kronik ve nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Hastalığı esas tanımlayan Türk doktoru DR. HULİSİ BEHÇET' tir. ilk tanımlanan olgulardaki göz bulgularının daha çok hipopiyonlu iridosiklit olarak tanımlandığı dikkati çekmektedir.Prognoz nekadar kötü olursa olsun , iyi ve sıkı bir takip ve oluşan komplikasyonları tam ve zamanında yapılacak müdahalelerle hastalarda çok iyi olmasada kendi işlerini yapabilecek bir görme sağlanabilir ve en azından bu amaçlanmalıdır.

Scroll to Top